Avustralya Yol Günlükleri-1 Dikkat Kanguru Çıkabilir

Sydney’den daha çıkmadan araç bakmaya başlamıştık Avustralya’yı gezmek için. Melbourne’de bir Fransız çocuğun arabasını kamp eşyaları ile sattığı postunu görünce mesaj atmıştım. Biz hem içinde yatabileceğimiz hem de seyahat edebileceğimiz bir araç arıyorduk ve onun arabası da biz uygun gözüküyordu. Ama tek sorun bizim Melbourne’e varacağımız günün ertesi günü o da ülkeden ayrılacağı için araba satışını garanti altına almak istiyordu. Sadece internetten gördüğümüz kadarıyla arabayı beğendik ve başkasına satmaması için onu ikna ettik. Sydney’den iki gün süren otostop macerası ile Melbourne vardığımızda hava artık kararmak üzereydi.  Murat arabayı inceledi, birlikte bir test sürüşü yaptık. Parayı ödeyip 10 dakika içinde arabayı satın aldık. Sanırım hayatımızın en hızlı araba satın alma olayını gerçekleştirmiştik.

4

Bu arada Avustralya’da araba almak çok kolay. İnternetten ya da galeriden bulduğunuz aracı satıcıda bulunan formu doldurarak alıyorsunuz sonra o form ile araç tescil istasyonuna gidip adınıza kayıt ettiriyorsunuz. Bizim adımıza kayıt ettirecek vaktimiz olmadığından ceza ödemeyi göze alarak sonraya bıraktık ve beş gün kaldığımız Melbourne’den  17 yaşındaki yeni yol arkadaşımız Abbas ile Port Fairy’e gitmek üzere ayrıldık.

Avustralya sonrası Amerika durağımız için kalacak yer ararken bu esnada internette tanıştığım Eda sayesinde onun arkadaşlarının yaşadığı Melbourne’den 400 km uzaktaki bu balıkçı kasabası ilk mola yerimiz olacaktı.  Sahilden büyük okyanus yolunu geçerek, harika manzaralar eşliğinde akşamüstü Port Fairy’e vardık.

2

Bir süredir burada yaşayan Volkan ve Suzi bizi 1800’lerde yapılan güzel evlerinde iki gece ağırladılar. Birlikte etrafı dolaştık, gün batımında yürüyüşler yaptık. Her ne kadar insanlar birbirini tanımasalar da iyi niyetli yaklaşımlar hep güzel şeylere vesile oluyor. Bu sayede biz iki arkadaş daha kazandık.

İki gün kaldığımız Port Fairy’den sonraki rotamız Adelaide şehriydi. Sabah kahvaltısından sonra yola koyulduk. Avustralya’da yollar o kadar güzel ki… Her yer yemyeşil. Alabildiğince yeşil hem de. Bazen küçük bir göl görüyorsunuz bazen yüzlerce koyun… Hatta yolunuza kangurular çıkıyor. Zaten belli aralıklarla tabelalar var; “Dikkat Kanguru Çıkabilir” diyen. Hatta bir tanesi aniden yola atladı arabanın önüne, kıl payı geçtik, yüreğimiz ağzımıza geldi. Yollar çok muntazam. Trafik kurallarına uyulduğu sürece güvenli bir şekilde araç kullanılır ülkede. Sadece kangurulara ve büyük baş hayvanlara dikkat etmek gerek. Bir anda yola çıkabiliyorlar bizim başımıza geldiği gibi.

Yaklaşık 8.5 saat sürdü yol öğle yemeği arası ile birlikte. Bir parkta mola verdik. Arabayı alırken kamp malzemeleri ile birlikte aldığımızdan gerekli her şey vardı. Evlerinde kaldığımız Türk aileler de biz yola çıkmadan bir dünya erzak, meyve, kahvaltılık vermişti. Öğle yemeği için menemen pişirdim ben de bir tencere: )

Yemyeşil tarlalara, üzüm bağlarına, ormanlara baka baka geldik Adelaide’a. Burası dünyanın en yaşanılabilir şehirleri arasında ilk beşte. Şehir parklarla çevrilmiş durumda. Daha ilk dakikadan insana pozitif enerji veren bir havası var.

 

İlk gece kalacak yer bulamadık. Kamp alanları da şehirdeki şarap festivali nedeniyle doluymuş. Biz de çektik bir park yerine aracı, içinde uyuduk : ) Kaç zamandır unuttuk zahmetli yol hallerini bizi ağırlayan güzel insanlar sayesinde. Biraz hatırlasak iyi olacak sanırım : )

Bir kaç gün buradayız. Sonra ver elini orta Avustralya; yani çöl…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s