Avustralya’da Otostop Çekmek

Sydney’de kaldığımız 1,5 aydan sonra yola çıkma vaktimiz gelmişti. Rotamız 850 km ötedeki Melbourne şehri.  Önce bilet baktık. Tren bileti kişi başı 90 dolardı, otobüs ise 70 dolar. Fiyatlar tabi ki çok yüksekti bizim bütçemiz için. Hal böyle olunca bize yine otostop gözüktü Asya’daki gibi. Aslında Avustralya’da otostop çekmek hakkında pek bir şey bulamadık internette. Sonuçta burası başka ülkelere benzemiyor. Adamların bir düzeni, kanunu, kuralı var. Bir de anlatılan hikayelere göre yıllar önce Wolf Creek taraflarında otostop çeken gençleri öldüren bir kamyon şoföründen bahsediyor herkes. Hatta filmlere konu olmuş. Artık neyse halımız çıksın falımız diyerek düştük yollara.

İlk 5 saatte dört araç değitirip 75 km yol geldik. Ağlayacaktım resmen. Avustralya’da otostop çekmek gerçekten zormuş. İnsanlar yabancılardan çekiniyorlar sanırım. Asya’da 15 dakikadan fazla beklemiyorduk. Burada bir saat bile beklediğimiz oldu.  Bizi alan beşinci araç neredeyse yolun yarısına kadar getirdi yolunu değiştirip. Wagga şehrine aksam 6 gibi vardık. Ne tren vardı ne otobüs o saatte Melbourne’e.  Hava da iyice soğumuştu. Karanlık olduğu için otostop çekmeye de devam edemeyeceğimizden kalacak yer bakmaya başladık. Önce Mc Donalds’a baktık, gece 11’de kapanıyormuş. Sonra yol üzerinde bir kilise gördük, gittik biz burada kalabilir miyiz bu gece dedik. Görevli yok, kalamazsınız dediler. Biz nasıl olacak filan derken  oradaki yaşlı Avustralyalılardan birinin gönlü bizi o saatte geri çevirmeye razı olmadı. Gelin bu gece bende kalın dedi. Biz de tamam dedik. En azından geceyi geçirecek yer bulduk : ))

Adının Tom olduğunu öğrendiğimiz bu yaşlı Avustralyalı iki saat sonra kilisede işi bitince bizi eve götürdü.  Sabah uyandığımızda da böbrekler yerindeydi çok şükür : ) Bize bir kahve yaptıktan sonra, sabahın 7’sinde otobana bıraktı.

av.1.jpg

Hava 6 derece, o kadar soğuk ki yerimizde duramıyorduk resmen. Aksilik bu ya hiç bir araç durmadı 1 saat boyunca. Ilk araç durduğunda buz tutmak üzereydik : )

Ama sonra şansımız yaver gitti. Peşi sıra duruverdi ikinci günümüzde araçlar. Hele bir tır şöförü durdu ki dayı on numara adamdı. 300 km geldik beraber, yattık uyuduk tırın içindeki yatakta. İnerken de arabada fındık fıstık cips ne varsa tutuşturdu elimize.

av.2.jpg

Melbourne’e hava kararmadan vardık. Vardık ama iki gündür yolda olmak çok yordu. Allahtan kalacak yer de bulduk, eve geldiğimizde bizi yemeğe bekliyorlardı. İlaç gibi geldi bunca yoldan sonra.

Biliyorsunuz artık yol zamanı. Bu yüzden şehirler arası mesafelerin inanılmaz uzun olduğu bu koca ülkede yolda sıkıntı çekmemek için ikinci el araba aldık Melbourne’den. Bundan sonra aşıksan vur saza şoforsen bas gaza modu yani

Haydi yollarda görüşmek üzere o halde…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s