Issız Bir Koydaki 5 Yıldızlı Restaurantta Masalsı Bir Akşam Yemeği

Aylaklık ve tembellikle geçen Siquijor adasındaki ilk günümüzde, öğleden sonra kaldığımız yerden 2 km uzaktaki Palito plajına yürüyelim dedik. Hem spor olur hem de etraf bir harika, keyfini çıkarta çıkarta yürürüz diye düşündük.

Plaja gelmeden bir kaç yüz metre önce sol tarafta kestirme bir yol gördüm. Murat’a hadi gel buradan gidelim dedim. Dedim ama plaja varınca o meşhur dedikleri Palito plajı yerine ıssız küçük bir koy bizi karşıladı. Bizden başka ağdan balık ayıklayan bir kaç da balıķçı vardı bir ķöşede. Neyse hem kimseler yok, hem su çok güzel burada yüzelim bari dedik.

Ben denizden Murat’tan önce çıkınca balık ayıklayan balıkçıların yanına gittim. Küçücük teknelerinin başındaki karı koca önce şaşırdı ama sonra muhabbet etmeye başlayınca buzları erittik. Bu arada gayet iyi İngilizce konuşuyorlardı.

20170202_175107_Richtone(HDR)

Öyle ayak üstü sohbet ederken ben de balık ayıklamaya başladım. Bir süre sonra ağdan kabuklu bir deniz ürünü çıktı. Hani küçükken kulağımıza koyup içinden gelen deniz sesini dinlerdik ya onlardan işte. Ama içi dolusu. Kadın bana dönüp “daha önce hiç yedin mi bundan, çok lezzetlidir” dedi. Ben yemediğimi söyleyince botun içinden üç tane alıp az ötedeki ateşin üzerine koydu. “Bunlar beş dakikada pişer yersiniz” dedi.

Deniz kabukları ateşin üzerinde pişerken, tuttukları bu balıkları nerede sattıklarını sordum. Çünkü daha önce su altı dışında market rafında görmediğim balıklardı ağdan çıkanlar. Balıkçı abla evlere satıyoruz deyince bize de bir kilo ver o halde dedim. Bir kilosunu 7,5 liradan aldığımız bu suluboya ile boyanmış gibi olan rengarenk balıkları, abla Murat’ın avcuna doldurdu ama nerede pişireceğimiz konusunda da fikrim yoktu çünkü kaldığımız odada mutfak da yoktu.

O an balıkları sahilde yaktıkları ateşin üzerinde pişirmek aklımıza geldi. Kadından bıçak isteyip önce balıkları temizledim ve denizde yıkadım. Bulduğumuz bir tahta parçasının üzerine koyup, ateşin üzerinde nasıl pişireceğimizi düşünmeye başladık çünkü ızgara filan da yok ortada.

20170202_173359

Biz düşünürken başka bir balıkçı çocuk sanki aklımızı okumuş gibi yanımıza gelip, “ben daha önce restaurantta çalıştım, balıkları muz yaprağının içinde pişirebilirsiniz” dedi. Tamam da muz yaprağı nereden bulacağız demeye kalmadan gidip bize koca bir dal getirdi. Balıkları yaprağın içine sarıp ateşin üzerine koyduk. Daha sonra balıkçı abla elinde bir tencere ile yanımıza geldi. “Mısır kırığını pilav gibi pişirmiştim sabahtan, eğer isterseniz ekmek niyetine balığın yanında yiyin” dedi. Tencerenin içinden ikimiz için alıp muz yaprağının üzerine koyduk, onu da ısınması için ateşin üzerine bıraktık. İki dakika sonra abla elinde ayıkladığı deniz kestaneleri ile geldi bundan daha önce yediniz mi diye. Yok deyince “alın bunları da” dedi. Bir selam verdik, üzerine para vermediği kaldı resmen : )) Deniz kestaneleri çiğ yeniyormuş ama ateşte de biraz haşlanabilir dedi. Ben çiğ hali ile denedim, gayet iyiydi. Pişmişi de güzeldi.

Bir süre sonra balıkçı abla ve eşi gittiler. Biz bu küçücük ıssız koyda tek başına ateşin başında oturup balıkların pişmesini bekledik muhteşem bir gün batımı eşliğinde. Artan muz yapraklarını tabak yapıp pişen balıklarımızı bir güzel yedik. Bu rengarenk balıkların ne kadar lezzetli olduğunu anlatamam.

20170202_172259

Yemekten sonra cep telefonundan George Dalaras’ın S’agapo şarkısını açıp, Filipinler’in küçücük bir adasında, bir Yunan şarkısı eşliğinde ve ay ışığı altında, belki de hayatımızdaki en güzel yemeği yedik bu beş yıldızlı restaurantta.

Her ne kadar uzun süredir yolda olmak zaman zaman zor ve yorucu olsa da, hayatın bize yaşattığı bu muhteşemlikler hepsini unutturuyor böyle anlarda.

Hepinize bir Ege rüzgarı kıvaminda hafif ve tatlı, bir George Dalaras şarkısı tadında içten ve derin, bir dost edasıyla keyifli ve huzurlu günler dilerim.

Meraklısı için: George Dalaras/ S’agapo şarkısını dinlemek için youtube’a bknz.

(en sevdiklerimden)

Sevgiyle kalın… 

Reklamlar

One thought on “Issız Bir Koydaki 5 Yıldızlı Restaurantta Masalsı Bir Akşam Yemeği

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s