Nepal ve Nepalliler Hakkında

Fakir ama mutlu insanlar ülkesi Nepal’den herkese Namaste! Nepal dilinde merhaba ve hoş geldiniz anlamına gelen bu kelime sanırım kaldığımız süre boyunca en çok duyduğumuz kelimeydi ve bir süre sonra o kadar kanıksamıştım ki Türkçe bir kelimeymiş gibi gelmeye başlamıştı kulağıma.

Nepal’e Japonya üzerinden Malezya aktarmalı uçuşla yaklaşık 23 saatte vardık. Tabi ki bu kadar uzun süre yollarda olmak bünyeyi epey yordu. O yüzden ilk durağımız olan Katmandu’da ilk birkaç gün gezme modunu kapatıp, dinlenme moduna geçtik.

Türklerden vize isteyen Nepal çok küçük bir havalimanına sahip. Uçaktan inince pasaport kontrol noktasına gitmeden havalimanı içindeki makinalardan vize başvurunuzu yapıp, makinanın verdiği kağıdı kontrol memuruna onaylatıyorsunuz. Eğer transit yolcuysanız beş dolar, on beş gün kalacaksınız yirmi beş dolar, bir ay kalacaksınız kırk dolar, yüz yirmi güne kadar kalımlarda ise 90 dolar vize ücreti alıyorlar. Eğer kaldığınız süre boyunca vize süresini aşarsanız, ülkeden çıkışta aştığınız her gün için üç dolar ödemeniz gerekmekte.

Katmandu havalimanından kalacağınız otele gitmek için sizi alacak biri yoksa taksi tutmanız gerekecek. Havalimanı çıkışında taksi rezervasyonu yaptırmanız gerekiyor bunun için. Belirlenmiş bir fiyat tarifeleri var ve indirim de yapmıyorlar. Ne de olsa eli mahkum gidecek diye düşünüyorlar. Eğer masrafları düşürmek istiyorsanız, etrafınızda taksi için bekleyen diğer turistlere taksi ücretini paylaşmayı önerebilirsiniz. Bu şekilde daha ucuza getirebilirsiniz.

Ülkenin para birimi rupi. Bir dolar 105 rupiye karşılık geliyor. (Temmuz-Ağustos 2016 itibari ile) Şehir merkezine gitmek için rupiye ihtiyacınız olacağından havalimanında biraz bozdurabilirsiniz, şehir merkezi ile çok fark yok. Şehrin içinde birçok yerde döviz bürosu var. Ayrıca banka kartınızı kullanabileceğiniz ATM’ler de mevcut. Ancak bankadan para çekerken birçok Nepal Bankası 5 dolar işlem ücreti alıyor, o yüzden Türkiye’den dövizle gelip bozdurmak daha avantajlı.

Başkent Katmandu tam bir kaos merkezi. Trafik, gürültü, hava kirliliği çok fazla. Bu nedenle insanlar burada uzak doğuda kullanılan ağız burun kapatan maskelerden kullanıyorlar. Yoksa kaldırımın bütün tozunu yutuyorsunuz bizim gibi. Her ne kadar başkent de olsa bir düzen yok. Trafikte karşıdan karşıya geçmek survivor oyunlarından daha zor neredeyse. Her yerden bir motosiklet çıkıyor karşınıza. Kaldırımda bile yürümek imkansız gerçekten. Turistlerin en yoğun olduğu yer Thamel bölgesi. Burada bir çok otel, restaurant ve dağcılık malzemesi satan dükkan var. Otel fiyatları 5 dolar ile 25 dolar arası değişiyor. Geceliği 25 dolara çok iyi bir yerde kalabilirsiniz. Biz geceliği 9 dolar olan bir otelde konakladık. Basit bir odaydı ve süper temiz değildi ama otel sahibi ve karısı çok iyi niyetli ve yardımcı insanlardı. Onların hatırına beş gece kaldık. Dağcılık malzemesi almak isteyenler için Nepal tam yeri. Ünlü markaların iyi taklitlerini çok uygun fiyata bulabilirsiniz. Ama pazarlık şart tabi. Ne söylerlerse yarısından bile az fiyat söyleyin pazarlığa başlarken.

Yukarıda bahsettiğim pazarlık sadece bu tarz ürünler için değil her şeyde geçerli. Siz fiyat sorup onlar cevap verdiğinde siz eğer pahalı derseniz, ne kadar vermek istiyorsun diye başka bir soru geliyor karşıdan. O zaman sıvayın kolları, kıran kırana pazarlık zamanı başlıyor Bu durumu otel fiyatından, otobüs biletine kadar her şeyde tecrübe ettik ve işe yarıyor.

Katmandu’da gezip görecek çok şey yok aslında. Biz dinlenme modunda takıldığımız için beş gün kaldık ama gezmek için gelenlere iki gün yeter bile.

dsc_7378
Katmandu’daki Maymunlar tapınağından şehre bakış

Gittiğimiz diğer bir şehir Bakhtapur’du. Katmandu’dan 20 km uzakta olan bu eski şehir gerçekten görülmeye değer. Sahip olduğu Durbar denilen meydanları, tapınakları ve daracık sokakları ile fotoğraf meraklılarına çok şey sunacaktır. Eski şehre giriş turistler için ücretli ve kişi başı 15 dolar alıyorlar. İnsan yok artık şehri mi satın alıyoruz diyor bu paraya! Bu şehre Katmandu’dan günü birlik gidip gelebilirsiniz.

dsc_7489
Bhaktapur-Dhurbar Meydanı

Nepal’in güzel şehirlerinden biri de Chitwan. Katmandu’dan yaklaşık 150 km uzakta olan bu bölge otobüs ile yaklaşık 8-9 saat sürüyor. (Yollar çok bozuk, heyelan bazen yolu kapatabiliyor, trafik oluyor.) Bilet fiyatları 600 Rubi yani 6 dolar kadar. Aslında Chitwan bölgenin adı yani Karadeniz Bölgesi gibi. Gittiğimiz şehrin adı ada Sauraha. Buranın en büyük özelliği vahşi yaşam parkının olması. Çok büyük olan bu parkta, kaplan, leopar, fil, gergedan, geyik ve birçok farklı kuş türü yaşıyor. Nehir kıyısında ayrıca timsahlar var. Bu parkta rehberler eşliğinde yürüyüş yapmanız mümkün. Parkın girişi yaklaşık 17 dolar, bu parayı verince üzerinde bir de rehberli yürüyüş için para veriyorsunuz. Zaten parka rehbersiz almıyorlar. İnsan vahşi hayvanlarla dolu yoğun orman parçasında yürürken heyecanlanıyor karşısına çıkacak hayvanlar nedeniyle. Ama parkta olmasa da şehir merkezinde gece gergedanla karşılaşma ihtimaliniz var. Yemek aramak için nehri geçip şehir merkezine gelen gergedanlar insanlara kısa süreli heyecanlı anlar yaşatabiliyorlar. Tek ise sorun yok ama yanında bebeği varsa o zaman başınızın çaresine bakın çünkü koruma içgüdüsü ile saldırabilirler. Chitwan bölgesinde konaklama fiyatları da çok uygun. Biz geceliği beş dolar olan ve doğal parkın yanında olana bahçeli bir otelde kaldık.

img_20160813_175250
Chitwan

Chitwan’dan sonra son durağımız Pokhara’ydı. Sanırım Nepal’de en fazla bu şehri sevdim. Göl kıyısında ve diğer şehirlere göre nispeten çok daha sakin olan bu şehirde birçok iyi restaurant opsiyonu da bulmak mümkün. Burada da geceliği 6 dolar olan bir otelde kaldık. Bu şehrin bir özelliği de Annapurna base camp (ABC) yürüyüşü yapmak isteyen trekkingcilerin başlangıç noktası olması. (Trekking detaylarını daha önce yazdığım Annapurna’ya Yürümek adlı yazımda okuyabilirsiniz)

img_20160815_185724

Şehirlerde hayat nispeten daha kolay ama dağ köyleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bu köylerin birçoğuna araç giremediği için, buralara gelen her şey ya atlarla ya da insanların sırtında taşınıyor. Yaklaşık 40-50 kg küfelerle saatlerce hatta bazen günlerce yürüyen dağ köylüleri inanılmaz bir efor sarf ediyor. Bu dışarıdan bakıldığında inanılmaz geliyor bize ama onlar için artık sıradan bir şey.

Şehirlerde okul imkanı mevcut ama dağ köylerinde yaşayan çocuklar için hayat yine çok zor. Eğer köyde ilkokul varsa şanslılar, yoksa en yakın köydeki okula gitmek zorundalar. Yanında kaldığımız bir ailenin ortaokula giden kızı, her gün okula gidip gelmek için 4 saat dağ-bayır yürümek zorundaydı. Yollar öyle patika yol da değil maalesef. Ben yürürken neredeyse yorgunluktan bayılacaktım ama bu kız çocuğu her gün bu yolu kullanıyor. Lise için ise şehre gitmek zorundalar, hal böyle olunca, lise çağında dağ köylüleri yatılı okulda okuyorlar.

Dağ köylerinde hasta olmak da ayrı bir mevzu çünkü köylerde doktor yok. Köylerin en büyüğünde sadece sadece basit tıbbı müdahale yapacak biri bulunuyor ve birkaç ilaç veriyor. Eğer durum çok ciddi ise şehre gitmek zorunda hasta. Peki patika yolu bile olmayan, araç girmeyen köylerden şehre nasıl taşınıyor yürüyemeyecek durumda hasta olanlar? Eğer hasta bebekse, çocuksa sorun yok, sırtlarına taktıkları küfenin içinde taşıyorlar, ama yetişkin hasta ise, köyün erkekleri bir araya geliyor, sedye vari bir şeyin üzerinde saatlerce, hatta günlerce yürüyüp şehre götürüyorlar.

Himalaya köylerinde hayat gerçekten çok zor. Çocuk olmak, büyük olmak, hasta olmak, evlenmek, okumak… Hepsi zor da zor! Ama muhteşem bir doğanın içinde, arka bahçende kendi yetiştirdiğin sebzeni yemek, temiz hava ile sağlıklı büyümek güzel. İnsanın ruhu sürekli meditasyon halinde olur dağlarla. Şehrin siniri-stresi yok. Eğer biraz yerin varsa, köylere gelen turistleri ağırlayıp, yemek yapıp para kazanma imkanı da var. Ama yine de kolay değil buralarda yaşamak.

DSC_7692.JPG

Eğer Nepal’e gelip buradan Hindistan’a geçme gibi bir düşünceniz varsa bu mümkün. Katmandu’dan direkt otobüse binip gidebilirsiniz. Böyle uzun yolculuklarda tren çok daha iyi bir opsiyon ama Nepal’de demiryolu ağı yok. Biz Pokhara’dan Varanasi’ye gitmek istediğimiz için yolculuğumuz hem çok uzun hem de meşakkatli oldu. Sabah yedide bindiğimiz otobüs öğleden sonra 4 sularında bizi Snowli sınır kapısının yakınlarında bıraktı. Otobüs biletine 650 rupi ödedik kişi başı. Sınır kapısına gitmek için yaklaşık 20 dakikalık bir bisikletli tuktuk yolculuğu yaptık. Sınır kapısında ülkeden çıkış ve Hindistan’a giriş işlemlerimizi yaptırınca otobüse binip Hindistan’ın Gorakpur şehrine geldik. 90 km’lik yolu yaklaşık üç saatte gelen bu otobüse kişi başı 100 hint rupisi ödedik. (Yaklaşık 1,5 dolar) Varanasiye’de gitmek için en iyi opsiyon tren olduğundan Gorakpur’dan gece trenine binip sabah 4:30 gibi Varanasi’ye vardık.

Nepal halkı çok fakir ama çok mutlu insanlar. Her zaman yabancılara güler yüzle merhaba, hoş geldiniz diyorlar. Hemen hemen herkes İngilizce konuşuyor. İngilizce bilenler için dil sıkıntısı olmayacaktır.

Başkent Katmandu’da bile birçok evde su yok. İnsanlar dışarıdaki çeşmelerden taşıyorlar. Hatta gidip bu çeşme başlarında yıkanıyorlar. Ülkenin birçok yerinde özellikle kırsalda sokakta yıkanan insanlar görebilirsiniz.

IMG_3168.JPG

Ülkede her gün iki kez elektrik kesiliyor. Saat aralıkları değişiyor bu yüzden yanınızda telefon şarj etmek için powerbanklarınız olsa iyi olur.

Ulaşım imkanları ucuz ama maalesef iyi değil. Şehir içinde trafik nedeniyle uzun sürerken, şehirlerarası yollarda yolların bozukluğu nedeniyle saatlerce otobüs yolculukları yapıyorsunuz. Trafik kuralı diye bir şey söz konusu değil, her yerden sürekli çıkan motorlar, çift şeritli yolda bile birbirini geçmek için karşı şeridi ihlal edip, tehlikeye atan sürücüler yüzünden yüreğiniz ağzınızda yolculuk yapıyorsunuz.

Himalayaların çevrelediği Nepal’in doğası muhteşem. Trekking, tırmanma, kano, paraşüt gibi aktiviteleri yapmanız mümkün.

Ülke muson ilkim kuşağında yer aldığı için, bu mevsimde sürekli yağış alıyor. Eğer Temmuz-Ağustos ayları gibi Nepal’e gitmeyi düşünüyorsanız yanınızda yağmurluk götürmenizde fayda var.

Otellerde ve kafelerde wifi var ama internetin çekim gücü çok iyi değil. Eğer harita, program, uygulama indirmeniz gerekiyorsa bunları gelmeden yapmanız daha iyi olacaktır.

Yeme içme mevzusuna gelince; diğer Asya ülkelerinde olduğu gibi bu ülkede de ana besin kaynağı pirinç. Her yerde pirinç tarlaları görebilirsiniz. Diğeri ise mercimek. Bu iki besin kaynağı ülkenin beslenmesinin temelini oluşturuyor. En meşhur yemekleri ise Nepali Thali (Dal Bhat) dedikleri içinde pilav, mercimek çorbası, turşu ve körili sebze olan set menüleri. Porsiyon olarak gayet doyurucu olan bu yemeği bittikçe tekrar isteyebiliyorsunuz ve ücretsiz olarak tekrar veriyorlar. Sebzeli olanı dışında tavuklu ve etli olanı da var ama bilmediğiniz bir yerde yemek yiyorsanız tavuklu-etli olandan uzak durmanızı tavsiye ederim tedbir açısından. Eğer farklı tatlar ararsanız dünya mutfağından lezzetler de bulabilirsiniz. Su konusuna gelince, Nepal’de musluk suyu içmemenizi öneririm, bağırsaklara dokunabilir. Bu yüzden marketten şişe su almak daha garanti olacaktır. Meyve seviyorsanız her çeşit meyveyi bulmak pek mümkün değil ama mango, karpuz, nar, elma ve muz hemen hemen her yerde satılıyor. Muz çok ucuz. Mesela içinde on iki tane olan küçük muz salkımı 50-60 Nepal rupisi, yani bir neredeyse yarım dolar.

dsc_7345
Dhal Bat dedikleri Pilav ve Mercimekten oluşan Set Menü. Yanında garnitürleri de var

Birçok restaurant ve cafede hesap gelince yemek fiyatının üzerinde % 10 servis bedeli ve % 13 vergi ekliyorlar. Sonradan sürpriz olmaması için yine de siz menüye bakarken sorun.

Nepal’de evlerde ve otellerin çoğunda çamaşır makinası yok. İnsanlar çamaşırlarını elde çeşme başında, leğende yıkıyorlar. Oteller ise çamaşır makinası olan dükkanlara veriyorlar. Merak edenler için; bir kilo çamaşır 100 Nepal Rupisi yani yaklaşık 1 dolara yıkanıyor. Tabi bu fiyat turistlere, eminim yerli halk daha ucuza yıkatıyordur.

İnsanlar, sıcak kanlı, güler yüzlü ama neredeyse hepsi sokağa tükürüyor. Öyle böyle tükürmek değil ama mide bulandırıcı. Biri bir gün ciğeri bırakabilir sokakta böyle giderse.

Ülkedeki diğer bir sorunda hijyen. Burası Hindistan’ın bir tık üstü ama en azından tavsiye edilen yerlerde yemek yemeği insanın midesi kaldırıyor. Ama Nepal’e gidecek olanlara tavsiyem, sokaktan aldıkları elma gibi kabuklu meyvelerin bile kabuğunu soyarak yemeleri, çiğ sebze yememeleri ve her gördüğü sokak yemeğini denememeleri. Benim başkentte gördüğüm reklam panosunda insanlara tuvaletini yaptıktan sonra ellerini yıkamalarını söylüyorlardı. O yüzden hastalık kapmamak için dikkatli olmakta fayda var.

Nepal’de biz üç haftadan biraz daha uzun kaldık. Tabi ki bu sürenin içinde 10 günlük Annapurna yürüyüşümüz de var. 23 günlük gezinin Japonya’dan uçak biletleri dahil bize maliyeti 1750 dolar. Maliyetin bu kadar yüksek olmasının sebebi tabi ki uçak bileti. İki kişinin Japonya’dan Malezya aktarmalı Katmandu uçak bileti bedeli 752 dolar, 80 dolar vize ücreti, 300 doları izinleri dahil olmak üzere 10 günlük her şey dahil trekking bedeli, 87 doları konaklama, 37 doları şehirler arası yol parası, 494 doları da yeme, içme, şehir içi taksi otobüs, eğlence.

Eğer Avrupa ülkelerinden farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Asya’da ki bu mutlu insanlar ülkesine gelin ve bu mutlu insanlar ülkesini keşfedin. Unutamayacağınız anılarla döneceğinizden emin olabilirsiniz.

dsc_7434
Katmandu’da kaldığımız otelin sahibinin Eşiyle birlikte

Sevgiler

Berra

**Bu web sitesindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, internet, görsel yazılı basın dahil hiç bir mecrada izinsiz kullanılamaz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s