Kaybolan Biletler

Hiroşima’ya gelince bir sonraki durağımız olan Osaka için otobüs bileti aldık. Ülkede trenle şehirler arası yolculuk yapmak pahalı çünkü. Hem bu şekilde gece yolculuğu yapar konaklamaya da para vermeyiz dedik. Her ne kadar otobüs ucuz deseler de Japonya’da, 6 saatlik yolculuk için iki kişi 330 tl ödedik. Küçük bir servet değerinde bizim için. Neyse, biletleri koyduk cebimize şehri gezmeye başladık. Hiroşima atom bombasının atıldığı şehir olduğundan şehrin içine anıt park yapmışlar, birkaç saat orada vakit geçirdik. Sonra Hiroşima kalesine gittik. Şu ana kadar gördüğümüz hiçbir kaleye benzemiyordu. Burada kaleler genelde ahşap ve çok estetik. İnsan saatin nasıl geçtiğini anlamıyor gerçekten gezerken. Gün içindeki son durağımız ise Miyajima Adası’ydı. Merkeze bir saat uzaktaki bu adaya ayak basar basmaz sizi artık neredeyse evcilleşmiş geyikler karşılıyor. Bir de gün batımında gittiyseniz değmeyin keyfinize.

Bu arada biz etrafın güzelliğinden mest olmuş bir şekilde gezerken Murat bir ara akşamki otobüsün saatini kontrol etmek için biletlere tekrar bakayım dedi. Bakayım dedi ama neye bakacak? Biletler yok! Aradık taradık çantanın her yerine baktık bulamadık. Bir anda elimiz ayağımız tutuştu tabi. İki parça kağıt kaybolan şey ama hem değeri büyük hem de birkaç sonra kalkacak otobüse o biletler olmadan binemeyiz.

Adadan tekrar merkezde bileti aldığımız otobüs garına geri geldik. Sıra bize gelince gişedeki görevliye durumu anlattık ve  biletleri kaybettiğimizi söyledik. Sattıkları her bilet için kayıt tuttuklarından belki küçük bir cezai işlem karşılığı yeni biletleri alabiliriz diye düşünüyoruz bu arada. Gişedeki görevli adımızı sordu, sonra bugün Hiroşima kalesine gittiniz mi dedi. Biz birbirimize baktık ne oluyor diye Muratla. Evet cevabı verince rafta duran ve adımızın yazdığı biletleri iki eliyle tutup eğilerek bize uzattı: “Bunları kalede düşürmüşsünüz, bulan kişi getirip buraya teslim etti” dedi.

Ağzım açık kaldı derler ya, işte öyle bir şey yaşadım o an orada. İki parça kağıt dersin, ayağının ucuyla itersin ya yolda, birileri itmemiş bulup getirmiş, hem de kilometrelerce uzaktaki otobüs garına. Hala hatırladıkça kendi kendime gülüyorum. Bu Japonlar nasıl insanlar gerçekten. Saygı ile önlerinde eğiliyorum

**Bu web sitesindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, internet, görsel yazılı basın dahil hiç bir mecrada izinsiz kullanılamaz.

.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s