Gobi Çölü Günlükleri-2

Küçük Moğol Prensesi Moon

Sabah 8:30’da rehberimiz Mongo, şoförümüz Egi ile birlikte kaldığımız konukevinden bizi almaya geldiler. Eşyaları araca yerleştirir yerleştirmez yola koyulduk. Burada şöyle bir tabir var: Asıl Moğolistan, Ulanbator’un dışına çıkınca başlıyor. Gerçekten de şehrin dışına çıkar çıkmaz, çirkin binalar yemyeşil bir manzaraya bırakıyor yerini.

img_0791

Yaklaşık bir saat yol aldıktan sonra rengarenk bezler bağlanmış kocaman bir taş yığının yanında duruyoruz. Rehberimiz Mongo bunun bir “Ovo” olduğunu söylüyor. Budist ve Şaman inanıcına göre burası kutsal bir yer. Mavi bez gökyüzünü, sarı bez güneşi, yeşil bez doğayı ve beyaz bez de ana sütünü simgeliyor. Moğollar tanrıya dileklerini iletmek için bu kutsal yerin etrafında üç kez dönüyorlar ve yerden aldıkları taşları, tuttukları her dilek için bu taş yığınının tepesine atıyorlar. Rehberimizle birlikte biz de üç kez etrafında dönüp, dilek diliyor ve daha sonra buradan ayrılıyoruz.

img_0783
Ovo

Şehrin dışına çıkar çıkmaz, göçebe Moğol ailelerin “ger” denilen çadırlarını da görmeye başlıyoruz. Bu çadırların dairesel formda olmasının nedeni köşeli çadırlarda kötü ruhların barındıklarına inanmaları. Bu tabi ki Budizm ve Şamanizm inançlarının gündelik yaşamlarına bir yansıması. Ülke de yaklaşık bir milyon göçebe Moğol var ve yılda bazen iki bazen dört kez yer değiştiriyorlar. Biz de ilk gecemizde göçebe bir ailenin yanında konaklayacağız. Bu aile rehberimiz Mongo’nun arkadaşıymış. 7 yaşındaki kızını bu arkadaşının yanına bırakmış. Bu dünya tatlısı küçük kızdan birazdan bahsedeceğim.

img_0827

Öğle yemeği molası için Mongo bizi kutsal geyik dağı eteklerine getiriyor. Zamanın birinde bir anne geyik çok zor geçen kış şartlarında bebeği için yemek bulmaya gitmiş ama hiçbir şey bulamamış, dönüp geri gelmiş ama yavrusu soğuğa dayanamayıp ölmüş. Bu kısa ama hüzünlü hikaye Moğolları çok etkilemiş ve bu dağı kutsal saymışlar, adaklar adayıp, dilekler dilemişler. Hatta gelip burada ölen yavru geyik için tören düzenledikleri bile oluyormuş. Dağda bir de kaynak suyu var. Biz de termosumuzun bardağına doldurup nasipleniyoruz kutsal sayılan bu dağın suyundan. Bu arada ailesiyle birlikte dağı ziyarete gelmiş küçük bir Moğol bebesi ile karşılaşıyoruz burada. Mavi güreşçi kıyafeti içinde çok sevimli, gel beni ye diyor resmen. Bir hatıra fotoğrafı çekip tekrar yola koyuluyoruz ve bir kaç saat içinde geceyi geçireceğimiz ilk göçebe ailenin yanına varıyoruz.

img_0792

Göçebelik Moğol kültürünün en önemli parçalarından biri. İslamiyetten önceki Türk tarihine baktığımızda, Türklerin de Orta Asya’nın parçası olan bugünkü Moğolistan topraklarında hüküm sürdüğünü ve göçebe yaşam tarzına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kim kimden etkilenmiş bilemiyorum ama geçmişten gelen ortak bir kültürümüz var bu ülke insanları ile. Hatta bazı adetlerimiz, ulusal sporlarımız, kelimeler ve isimler bile aynı.

Hangi ülkeye giderseniz gidin, dilini bilmediğiniz topraklarda evrensel olan ve sınırları kaldıran tek şey gülümsemek. Bir de merhaba demeyi öğrendiniz mi artık ilk karşılaşma için hazırsınız demektir.
Mongo’nun arkadaşı ve kızı bizi kapıda karşıladılar. Elini sıkıp “sen benu” dedikten sonra ayakkabılarımızı çıkararak içeriye geçtik. Daha oturur oturmaz bize çay ikram etti ev sahibi. Ama bu çay bildiğimiz çaylardan değil. Kaynamış keçi sütünün içine biraz çay tozu ve tuz atılarak kaselerde servis ediliyor. Ders bir: “Eğer bir göçebe aile size bir şey ikram ederse, mutlaka sağ elinizle alınız.” Yavaşça çayın tadına bakıyoruz. Süt keçi sütü olduğu için kokuyor haliyle, ama yapacak bir şey yok, içiyoruz hepimiz. Belki de büyüdüğümüz şehirlerde gerçek süt tadını bilmediğimiz için farklı geliyor bize. Şehir çocuğu olan bizlerin öğrenecek çok şeyi var!

img_0829

Bizi karşılayanlardan biri de Mongo’nun dünya tatlısı kızı Tselmuu. Simsiyah çekik gözleri meraklı bakışlarla süzüyor bizi. Saçları o kadar uzun ki, sanırım doğduğundan beri hiç kestirmemişler. Uzaktan birbirimize gülümsüyor, el sallıyoruz. Isınma turlarını atlatınca, yanımıza geliyor. Adını Moğolca telaffuz etmek zor olduğu için İngilizcesi ay demek olan “ Moon” diye çağırıyoruz. Hemen alışıyor takma adına. Birkaç kelime dışında İngilizce bilmediği için ilk etapta sözlü iletişim kuramıyoruz ama bu anlaşamadığımız anlamına gelmiyor tabi ki. Biraz dinlenmemiz için bizi misafir çadırına aldıklarında, Moon da bizimle geliyor. Hal ve hareketleri çok sevimli olan bu dünya tatlısı Moğol kızı, bütün yorgunluğumuzu alıyor etrafımızda dolandıkça. Elinde tuttuğu şekerleri bize dağıtıyor ve hepimize “eat eat eat” (ye, ye, ye) diye tekrarlıyor. Nasıl yemezsin ki! Bir süre sonra sayı saymayı öğretiyor bize. Her birimizle tecrübeli ve sabırlı bir öğretmen gibi tek tek ilgileniyor ve öğretene kadar peşimizi bırakmıyor. Sayesinde beşe kadar saymayı öğreniyoruz: Nik, hoyır, guru, duru, tav. Moğolca dersimiz bittikten sonra biraz kestiriyoruz. Malum bünyeler pek alışık değil hem bu kadar temiz havaya hem de insanı çamaşır makinasının içindeymiş gibi hissettiren yollara. Bir süre sonra bu küçük Moğol prensesinin etrafımızda dolanmasıyla uyanıyoruz.

img_0826

Kuni ve Murat dışarıda onunla oyun oynuyor. Murat havaya atıp tuttukça gülmekten kendinden geçen Moon, kahkahalarıyla uçsuz bucaksız bu kara parçasını çınlatıyor. Dünya birkaç saniyeliğine güzelleşiyor…

Türk’ün Keçi İle İmtihanı

Akşamüstü ev sahibimizin hayvanlarını sağması için hep birlikte birkaç kilometre ilerideki akrabalarının yanına gidiyoruz. Göçebe ailelerin en büyük geçim kaynağı hayvancılık. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez sağılan keçilerden elde edilen sütler, yoğurt ya da peynir olmak üzere işleniyor. Yapılan peynirler, dayanıklı olması için güneşte kurutuluyor. Sütün bir kısmı yukarıda bahsettiğim çayı yapmak için kullanılıyor. Bu çayı yemeklerinde de kullanıyorlar. Bizdeki erişteye benzeyen hamuru ocakta pişirip, içine et atıyorlar. Bu şekilde akşam yemeği oluyor. Eğer bunun içine çay koyarlarsa bunu da kahvaltı olarak tüketiyorlar. Moğolistan’ın güney bölgelerinde yoğunlukla deve eti tüketilirken, kalan bölgelerde, keçi, koyun, at ve dana eti daha fazla tüketiliyor. Eğer vejeteryansanız, Moğolistan’da Ulanbator dışında kalan bölgelerde sıkıntı çekebilirsiniz. Ama eğer vegansanız, işiniz cidden çok zor. Buralara yapacağınız yolculuklarda yemeğinizi sürekli yanınızda taşımanız gerekecek.

Rehberimiz Mongo ve diğer aile fertleri, ellerine bir kova alıp, keçileri sağmaya başlıyorlar. Daha önce süt sağmadığım için önce onları izliyorum ve daha sonra ben de denemeye karar veriyorum. Başarısız birkaç sefer ve kaçmaya çalışan keçi vakasından sonra yavaş yavaş işi öğreniyorum. 1 saat içinde kovamda yaklaşık bir buçuk kilogram süt birikiyor ama cidden yoruluyorum. Görevi başarmanın mutluluğu ile kovayı bırakıp, bizimkilerin yanına gidiyorum.

img_0836

Bu arada bizim gurupta bu işi bir tek ben yapıyorum. Kuni ve Murat buldukları topla futbol oynamayı tercih ediyor, Jane ise ortalarda öylece dolanıyor. Bu sırada Moon kucağında yeni doğmuş bir keçi yavrusu ile geliyor. O kadar küçük ki, daha göbek bağı bile kurumamış. Kucağıma alıyorum yavruyu. İşte dünyanın en güzel anlarından biri daha! Ama keçi yavrusu bende değil, kendi gibi küçük Moğol prensesi Moon’un kucağında daha güzel duruyor. Bu iki küçük yavru Moğol, harika bir resim karesi oluşturuyorlar.

img_0841
Akşam yemeği için menüde keçi etli erişte var. Yemeğin pişme aşamasında mutfak olarak kullandıkları yere gidince, aile fertlerinden birinin leğendeki erişteyi avuçlayıp, tabağına koyduğunu görmüştüm. Şimdi aynı yemek bize ikram edilince açıkçası midem pek kaldırmıyor bunu. Yine de ayıp olmasın diye biraz didikleyip bırakıyorum kaseyi kenara. Aslında uzun ve yorucu geçen bir günden sonra gerçekten açım ama aklıma erişteyi avuçladıkları sahne gelince iştahım kapanıyor. Bu gece aç uyuyacağız sanırım!

**Bu web sitesindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, internet, görsel yazılı basın dahil hiç bir mecrada izinsiz kullanılamaz.

Yazının devamı bir sonraki sayfada

Reklamlar

One thought on “Gobi Çölü Günlükleri-2

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s