Gobi Çölü Günlükleri-1

Cengiz Han’ın Topraklarında 

Sabah 5:50’de uyanıp camdan dışarıya bakınca, sonsuzmuş gibi görünen dümdüz yeşil bir ovanın kenarından geçiyordu Rusya’nın Irkutsk şehrinden bindiğimiz tren. Gün doğumunun o tatlı ışığı öyle güzel vuruyordu ki yeryüzüne, camdan baktığımda gördüğüm o vahşi güzelliği hiçbir zaman unutamam sanırım. Bazen öyle anlar vardır ya, keşke zamanı durdurabilseydim denilen, bu da işte onlardan biriydi. Türkiye’nin iki katı büyük bir coğrafyada, 3 milyon insan ve yaklaşık 50 milyon hayvan yaşayınca, bina yığınları değil, muhteşem bir manzara sunuyordu işte doğa ana da sana.

dsc_6793

dsc_6802

Tren Ulanbator istasyonuna vardığında, hiçbir plan yapmadan geldiğimiz bu şehirde nerede kalacağımızı düşünüyordum. Trenden iner inmez yolculuların etrafına üşüşen çeşitli konukevlerinin görevlileri, turistlerle kendi konukevlerinde kalmaları için sürekli konuşuyor, onları ikna etmeye çalışıyorlardı. İçlerinden biri bizi ikna edince, trende tanıştığımız diğer yabancı gezgin arkadaşlar ve Ulanbator’a direkt uçuş bulamadığı için Moskova üzerinden binlerce km kat ederek, sevdiceğini görmek için dört gündür yollarda olan Murat Abi ile de vedalaşınca, konuk evi görevlisinin peşine takılarak arabasına doğru yürümeye başladık.

Şoförün bizi getirdiği ve adını da ülkenin güneyinde bulunan bölgeden alan Golden Gobi, dünyanın her yerinden gezginlerin olduğu bir konukevi. Şehrin tam merkezinde. Karışık yatakhanede geceliği 9 Usd olan fiyata kahvaltı da dahil. Ayrıca istediğin vakit çay, kahve ve su içmek ücretsiz. Eğer ben iki kişilik oda da kalmak isterim derseniz 25 Usd vermeniz gerek. Başka yerlerde günlük 2-3 dolar aşağısına da fiyat bulmak mümkün ama hem imkanlar hem konum itibari ile burası hoşumuza gitti.

dsc_6820
8 kişilik yatakhane- Golden Gobi Guest House

Anlamı “Kızıl Kahraman” olan başkent Ulanbator’da çok da yapılacak bir şey yok açıkçası. Ülke nüfusunun yarısının toplandığı bu şehirde kalmak yerine göçebe Moğolları görmek, onların kültürünü anlamak ve doğanın bahşettiği o muhteşem manzaralara doymak üzere tur araştırmaya başlıyoruz biraz dinlendikten sonra. Aslında uzun süredir bu konukevinde kalan gezginlerle konuşunca, sadece 11 günümüz olan bu ülkede, Kore’ye aldığımız uçak bileti için pişman oluyorum o an. Çünkü üzerinde bulunduğumuz bu coğrafyanın her bölgesinin farklı tatlar sunduğunu anlıyorum. Ülkenin çeşitli bölgelerine yapılan bu turları, kalınan konukevleri aracılığı ile organize etmek mümkün. Zaten onlar da bu işi ticaret haline getirmişler. İster özel, ister grup halinde yapılan bu turlarda şoför dışında, rehberlik yapan ve 3 öğün yemek hazırlayan biri daha oluyor. Grup halinde gidilen turları her araca 4-5 kişi gelecek şekilde ayarlıyorlar. Ama ben rehber istemem, yemeğimi kendim yaparım, çadırda kalırım, bana sadece araç ve şoför lazım derseniz, bu da mümkün ve fiyat da daha ucuz. Ama yol şartlarını düşününce ve zaman da kısıtlı olduğundan biz yemekli-rehberli turu tercih ediyoruz. Ertesi gün hareketle 7 günlük Gobi turu için herşey dahil 350 Usd’ye anlaşıyoruz. Bu fiyatı kaldığımız Golden Gobi’de değil de daha ucuz olduğu için Bluesky adlı başka bir konukevi aracılığı ile hallediyoruz. Aslında bu bile bütçemiz için çok fazla ama giden herkesin mutlaka görülmeli dediği bu turu da yapmadan ülkeden ayrılmak istemiyoruz.

Her ne kadar her şey dahil olsa da yollarda atıştırmalık bir şeyler lazım. Bu nedenle kaldığımız konukevinin yanındaki Peace Avenue denilen ana cadde üzerindeki “State Depatment” isimli büyük marketten, extra su, ekmek, meyve ve biraz da kurabiye alıyoruz. Bu arada ülkemizde son zamanlarda oldukça meşhur olan bir Türk markasının kurabiyelerini görmek şaşırtıyor bizi.

DSC_6816.JPG

Artık yola hazırız. Bu arada öğreniyoruz ki turdan döndüğümüzün ertesi günü ülkenin en büyük festivallerinden biri olan Nadam Festivali varmış. Bunu da görebilecek olmak ayrıca sevindiriyor bizi.

Japon Damat, Malezyalı Gelin

Gobi turunu diğer yerlere göre daha uygun fiyata bulmuştuk ama turun fiyatı kadar yola çıkacağın ve 7 gününü birlikte geçireceğin yol arkadaşları da çok önemli. Muhteşem bir gezi problemli insanlar nedeniyle kâbusa dönebilir çünkü. Yol arkadaşlarımız olan Japon Kuniko ve Malezyalı Jane, iki yıllık evli bir çift. Yeni Zellanda’da tanışmışlar, Malezyada evlenmişler. Malezya’da adetmiş, nişandan sonra erkek tarafı kız tarafına bufalo gönderirmiş. Kuniko Jane için babasına yedi adet bufalo parası göndermiş. Düğün için de Malezya’da 5000 kişinin katıldığı üç gün süren düğün yapmışlar. Herhalde bütün ülke halkı katılmış düğüne! 5000 kişi nedir arkadaş! Malezyalı bir gelin almak Kuniko’ya bayağı pahalıya mal olmuş anlaşılan. Ama gerçekten çok beyefendi biri. Japon kültürünün, terbiyesinin izlerini her hali ve davranışında belli ediyor. Jane ise biraz nazlı, ama güler yüzlü bir kız. Kuniko için “O benim çöp tenekemdir” diyor. Çünkü ne yese yarım bırakıyor ve kalanını kocası yiyor. Ama en büyük ortak noktaları seyahat etmek. Onlar da yıllardır Dünya turu için hayal kurup, para biriktirmişler. En sonunda işlerini güçlerini bırakıp, sahip oldukları her şeyi satıp Dünya turuna çıkmışlar üç ay önce. İşte biz bu iki arkadaşla, yedi gün sürecek yolculuğu birlikte çıktık.

dsc_6823
Jane ve Kuniko, yolculuğa başlamadan hemen önce

Devamı bir sonraki sayfada….

**Bu web sitesindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, internet, görsel yazılı basın dahil hiç bir mecrada izinsiz kullanılamaz.

Reklamlar

2 thoughts on “Gobi Çölü Günlükleri-1

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s