Rusya’ya ve Ruslar’a Dair

Her ne kadar gezdiğimiz şehirler hakkında yazsam da, yaklaşık bir ayımızı geçirdiğimiz Rusya’dan ayrılırken Rusya ve Ruslar hakkında da genel bir iki satır yazı yazmam gerektiğini düşünüyorum. 7 şehrini gezdiğimiz ülkede yaklaşık 6000 km yol yaptık trenle.

Öncelikle Rusya federe devletlerden oluşan bir federasyondur. Ülkenin de resmi adı zaten Rusya Federasyonu. Bu federe devletlerin her birinin de kendi başkenti var. Mesela Tataristan başkenti Kazan’ken, Sibirya’nın başkenti Novosibirsk ama Rusya Federasyonu’nun başkenti Moskova’dır.

Rusya çok büyük bir coğrafi alana sahip olduğu için, ülkede yedi farklı zaman dilimi var.

Bütün tren saatleri Moskova saatine göre ayarlanıyor. Mesela Novosibirsk’e gittiğiniz ve bir sonraki durağınız için akşam 7’ye bilet aldınız. Novosibirsk ve Moskova arası saat farkı artı iki. Yani Novosibirsk’te tren saat akşam 9’da kalkacak demek. Bu ibare biletin üzerinde yazıyor ancak Rusça bilmeyenlerin anlamayacağı bir şey olacağından, farklı zaman dilimlerinde bulunan şehirlere yolculuk yapacaklar buna dikkat etmeliler.

Rusya’da dil ciddi bir problem. Başkent Moskova’da bile İngilizce bilen çok azken, doğuya doğru gittikçe derdinizi anlatmak daha da zorlaşıyor. Zaman zaman Google translate’ten yardım aldık ama internetin çekmediği yerlerde, tavuk eti demek için gıdakladığımız da oldu, taksi şoförüne istasyona gitmek istediğimizi anlatmak için tren taklidi yaptığımız da.

Moskova, St. Petersburg ve Kazan gibi şehirlerde metro kullanmak çok yaygınken, Yekarinburg, Novosibirsk, Krasnoyarsk ve Irkutsk’ta otobüs daha yaygın. Fiyatlar da doğuya doğru gittikçe ucuzluyor. Moskova’da metro 50 Ruble, Irskutsk’ta belediye otobüsü ve minibüsler 15 ruble.

Moskova’nın Dünya’nın en pahalı şehirlerinden biri olduğunu söylerler hep. İki yıl öncesine kadar doğruymuş. Ülkede yaşanan devalüasyonla ruble değer kaybedince, abartılan pahalılıkta pek kalmamış. Fiyatlar aşağı yukarı Istanbul ayarında. Mesela şehir merkezine metro ile 15-20 dakikada ulaşılan bir yerdeki 3 yıldızlı bir otele kahvaltı dahil geceliği 2 kişi 20 dolar verdik.

Yemek konusunda Rus mutfağının pek yaratıcı olduğunu söyleyemeyeceğim. Hem iklimin çeşit çeşit meyve sebze yetiştirmeye uygun olmaması hem de İkinci Dünya Savaşı zamanında yaşanan kıtlık günlerinden kalma alışkanlıklar nedeniyle ülkenin ana besin maddelerinin başında patates geliyor. Bunu takiben havuç, beyaz lahana ve pancar da en çok tüketilen besinler arasında. Rus mutfağı değil ama Tatar mutfağı çok daha zengin diyebilirim. Çeşit çeşit hamur işleri, et yemekleri bulmak mümkün. Baykal Gölü’ne geldiğinizde ise bolca balık yiyebilirsiniz. Buranın en meşhur balığı omul dedikleri tatlı su balığı. Gölün suyu çok soğuk olduğundan balık yağlanmış oluyor ve çok lezzetli. Ülkenin genelinde ayrıca Gürcü ve özellikle Özbek mutfağı çok yaygın. Özbek mutfağı da hamur işi ve et ağırlıklı. Biz Rusya günlerimizin çoğunu Özbek yemekleri ile geçirdik: Çiğbörek, küçüğüne pelmeni büyüğüne Buza denilen Özbek mantısı, Özbek pilavı..

Ruslar spora ve sanata düşkün millet. Şehrin içindeki parklarda, koşanlar, kaykay yapanlar, paten kullananlar, bisiklete binenler oldukça fazla. Çok fazla park gezdiğimiz için her şehirde aynı kareleri gördük diyebilirim. Sanat alanında özellikle müzik, opera ve bale alanında da çok iyiler ve halk buna çok saygı duyuyor. Krasnoyarsk’ta Çaykovski’nin Kuğu Gölü Balesi’ni izlemeye gittiğimizde insanların giyimine gösterdiği özen, şort ve tişörtle giden bizleri biraz mahcup etti. (Bizim zaten böyle ortamlara uygun kıyafetimiz yok yanımızda ama ) Orada biraz bir yer yarılsa durumu hissediyor insan takım elbiseli erkekler ve zarif giyimli kadınlar arasında.

Gezdiğimiz şehirlerde en çok ilgimi çeken şeylerden biri de şehir parkları. Şehrin içinde birçok farklı noktada bulunan bu yeşil alanlar, İstanbul’dan gelen bizlere bir cennet ortamı yaşatmıyor değil.

Bu ülkeye gelmeden önce Sibirya’nın hep çöl gibi bir yer olduğunu ve çok soğuk olduğunu zannederdim. Ama değilmiş! Şehirden şehire yaptığımız tren yolculuklarında gördüm ki, yemyeşil doğası olan, içinden ırmakların geçtiği, taşrasında küçük sevimli ahşap evlerin bulunduğu ve insanlarının misafirperver olduğu bir coğrafya burası. Evet, hava kışın -35, -40 dereceyi buluyor ve yollar kardan kapanıyor. Ama insanlar işine gitmeye devam ediyorlar. Bizde 4 saat kar yağdı hadi okulları tatil edelim gibi bir durum yok yani burada. Ama Sibirya demek yazın da soğuk olması demek değil. Biz Sibirya’nın başkenti Novosibirsk’te 30 dereceyi gördük, Krasyonarsk’ta, Baykal gölü etrafında insanlar öğlen güneşi ile güneşleniyorlardı. Ama hava aniden de değişebiliyor. Öğlen güneşlenirken, akşam polarını giyip dışarı çıkabiliyorsun. Bu nedenle hazırlıklı gitmekte fayda var.

Biz Rusya gezimiz boyunca 3 şehirde otelde kalıp, 4 şehirde de couchsurfing yaptık. Yani otel yerine, Rusların evlerinde kaldık. Evlerinde kaldığımız insanlar sayesinde Rusları daha yakından gözlemleme ve tanıma imkanı elde ettik. Buna istinaden diyebilirim ki: Her ne kadar baştan soğuk gibi gözükseler de aslında çok samimi insanlar. Ellerinden gelen yardımı yapıyorlar. Bize benziyorlar aslında. Kesinlikle tam bir Avrupalı gibi değiller. Ülke coğrafi olarak bir kısmı Avrupa’da bir kısmı Asya’da bulunsa da, sanırım Asya’nın sıcak insanının yapısını, Avrupa’nın bazı konulardaki kafa yapısını almışlar. Irkutsk’a geldiğimizde kalacağımız hostele gitmek için otobüs durağındaki yardım istediğimiz genç, birlikte bindiğimiz otobüste bizim de bilet paramızı verdi ve siz turistsiniz dedi. Bunu bir Avrupalı asla yapmaz, ama Türkler yapar. Çocuk öğrenciydi bu arada. Bir de Moskova’da St. Petersburg trenine neredeyse geç kalmıştık. Metro istasyonu içinde yol sorduğumuz 3 çocuklu Rus hanımefendi, çocuklarını bile neredeyse geride bırakarak bizimle birlikte metro içinde koşturup doğru yolu bulmamızı ve trene yetişmemizi sağladı. Bunları hiçbir zaman unutamam tabi…

Ruslar evlerine ayakkabılarını çıkararak giriyorlar bizim gibi.

Umumi yerlerde alaturca tuvalet mevcut. Hatta bir keresinde alafranga tuvaleti yere gömerek alaturca hale getireni bile gördüm : )

Kahvaltı alışkanlıkları bizden farklı. Krep ve reçel, çoğunlukla da sütle ya da suyla pişirilen buğday, yulaf veya pirinç lapası tüketiyorlar. Buna da porridge (poriç) diyorlar. Biz kaldığımız evlerde onlar ne yiyorsa ondan yedik ama hostelde marketten domates, zeytin, peynir alıp kendi alışkanlığımızı devam ettiriyoruz.

Bizim gibi çaya düşkün millet ve onlar da “çay” diyor. Hatta bizim semaverlerden var Rusya’da da. Onlar da semaver diyor. Artık kim kimden aldı bilemiyorum 🙂

Sokağa tükürme alışkanlığı çok fazla.

Bir çok insan hatta evli çiftler sadece 25 metrekarelik tek odalı stüdyo dairelerde kalıyorlar. 18 yaşında hatta bazen daha erken yaşta gençler ailelerinden ayrılıp ayrı yaşamaya başlıyorlar. Bu nedenle tek odalı stüdyolar çok yaygın.

Bizim düşündüğümüz gibi sürekli alkol tüketen bir millet değil. İçiyorlar ama sokakta da ayyaş gibi gezmiyorlar.

Öğle ve akşam yemeklerinde onların “kompot” dediği ama bizdeki kompostoyu sıkça tüketiyorlar.

Ruslar trafik kurallarına uyan bir millet. Bütün araçlar istisnasız yaya geçidinde duruyor ve yayaya yol veriyor aksi takdirde cezaya tabiler. Aynı şekilde yayalar da öyle her yerde pat diye yola atlamıyorlar. Mutlaka yaya geçidi olan yere yürüyüp oradan karşıya geçiyorlar. Eğer yaya geçidi olan bir yerde, siz olmayan noktandan geçerseniz ve orada polis varsa ceza yersiniz aklınızda olsun.

Rusya’yı meşhur eden hususlardan birisi de tren yolculukları. Dünya’nın en uzun demir yolu ağlarından biri Rusya’da. Moskova’dan başlayıp, Vladivostok’ta biten kesintisiz yolculuk 9500 km ve 7 gün sürüyor. Şehirler arasında da insanlar uçak ve otobüsten ziyade treni tercih ediyorlar. Bu konuyu ayrıca yazdım. Tezlere konu olacak bu yolculuklar hakkındaki yazımı bu linkten okuyabilirsiniz.

Tabi bir de Rus kızları konusu var : ) Sanırım en güzel kızları Krasnoyarsk’ta gördüm. Hatunlar taş gibiler. Ben bile çevirip kafamı baktım yalan yok : ) Fizikler muhteşem tabi. Ama bu söylediklerim bütün Rus kızları için değil. Sanırım bizim Türk erkeklerinde bütün Rus kızlarının çok güzel olduğuna dair bir algı var. Hayır arkadaşım, yok öyle bir şey! Tamam çok güzel kızlar var ama sana yanlış söylemişler bütün hepsi değil. Bir de ciddi ciddi gözlem yaptım buna dair. 15-35 arası güzellik ve fiziksel muhteşemlik son raddede ama 35’ten sonra dökülmeye başlıyorlar. Vallahi orta yaş Rus kadınlar gayet balık etli, hatta bazıları daha da irice diyebilirim. 50 üstü bildiğin tombik babaanneler var etrafta.

İşte böyle. Yaklaşık bir ay kaldığımız bu ülkede gözüme çarpanları, kalemime takılanları genel hatları ile yazmaya çalıştım. Son olarak, iki ülke arasındaki gerginlik nedeniyle Rusya Türklere vize uygulamaya başlayınca bize tek girişli 30 günlük vize verdiler. Ama bu ülkeyi anlamak ve gezmek için 30 gün kesinlikle yeterli değil. Biz sadece transsibirya rotasını izledik ama gitmek istediğimiz bir çok yere de gidemedik zamansızlıktan: Altaylar, Tuva, Yakuts… Bunları da artık fırsat bulduğumuz başka bir sefere bırakalım ki muhteşem doğası olan bu coğrafyaya gelmek için bir nedenimiz olsun. (bu arada ben bu yazıyı hazırladıktan sonra Erdoğan Putin’den uçak olayına dair özür dileyince, sanırım ortam biraz yumuşadı. Putin Türklere uygulanan sert davranışların kaldırılması yönünde talimat vermiş. Sanırım vize de bunlardan biri)

Bu akşam Rusya’da son kez trene binip, 34 saatlik yolculuk sonrası 3 Temmuz sabahı Moğalistan’ın başkenti Ulanbator’a varmış olacağız.
Sağlıcakla kalın, sağ kalın…

Bu arada size bir de slayt hazırladım. Bakıverin bi zahmet boşa gitmemiş olsun fotolar 🙂

Berra

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

**Bu web sitesindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, internet, görsel yazılı basın dahil hiç bir mecrada izinsiz kullanılamaz.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s