Rusya’da Tren Yolculuğu Yapmak

Rusya’da trenle yapılan uzun yolculuklar insanın hafızasından kolay kolay silinmeyecek anılar bırakıyor, görüntüler kazıyor belleklere. Yirmi altı günlük Rusya gezimizin en maceralı ve ilginç kısmını işte bu yolculuklar oluşturdu.

Trans Sibirya treni ile yolculuk yapmak birçok kişinin hayalidir. Dünyanın en uzun demiryolu hattına sahip olan bu rota, Moskova’dan başlayıp yedinci gün Vladivostok’ta biter ve siz ülkeyi baştanbaşa kat ederek 9500 km yol yapmış olursunuz. Her ne kadar yedi gün boyunca trende olmak ilk başta insana ilginç gelse de, bir süreden sonra büyük duraklarda verilen bir iki saatlik molalar size yetmeyecektir, zaten geçtiğiniz şehirleri de öyle detaylı bir şekilde gezme şansınız olmaz. Biz bu yüzden Trans Sibirya bileti almak yerine, trenin gittiği rotayı izleyip, görmek istediğimiz şehirler için ayrı ayrı bilet aldık. Tabi bu şekilde daha pahalı oldu ama hem her şehirde istediğimiz kadar kaldık, hem de tek seferlik uzun yolculuğun yoruculuğunu günlere paylaştırmış olduk.

Tren Biletleri

Her ne kadar otobüs ve uçak opsiyonu olsa da, insanlar çoğunlukla tren ile seyahat etmeyi tercih ediyor Rusya’da. Tabi trenler bu kadar popüler olunca, istasyona gittiğiniz anda bilet bulmak da kolay olmuyor. Biletleri iki şekilde alabilirsiniz. Birincisi internet üzerinden pass.rzd.ru/main-pass/public/en adresinden (Rusya devlet demir yollarının web sayfası) biletinizi satın alabilirsiniz. Sayfa açılınca Rusça ekran karşınıza çıkıyor ama yukarıda İngilizce sekmesi de var. İkincisi de bizim yaptığımız gibi gittiğiniz bir şehirde trenden inince gideceğiniz bir sonraki şehir için bilet alabilirsiniz. Tabi bu kısım bazen biraz riskli olabiliyor. Her ne kadar iki üç gün önceden almak isteniz bile yoğun dönemlerde istediğiniz tarihe bulamama imkanınız var. Bulsanız bile borsa gibi olan tren bileti piyasasında bir bilete yüz eurodan fazla para verebiliyorsunuz. Bizim başımıza geldi. Bu arada istasyondaki bilet ofisinden bilet almanın bir zorluğu da İngilizce bilmeyen görevlilere derdinizi anlatmak oluyor. Öyle zaman oldu ki bir bilet almak için yarım saatten fazla vakit harcadık. Bu durumu daha kolay hale getirmek için etrafımızda İngilizce bilenlerden yardım istedik. Baktık bu da olmuyor ne istediğimizi Rusça anlatmayı öğrendik. Bu nedenle eğer biletinizi bilet ofisinden kendiniz alacaksanız, bu durumlara hazırlıklı olmalısınız.

Bu arada çok önemli bir detaydan bahsetmek istiyorum. Rusya çok büyük bir coğrafi alana sahip olduğu için, ülkede yedi farklı zaman dilimi var. Bütün tren saatleri Moskova saatine göre ayarlanıyor. Mesela Novosibirsk’e gittiğiniz ve bir sonraki durağınız için akşam 7’ye bilet aldınız. Novosibirsk ve Moskova arası saat farkı artı iki. Yani Novosibirsk’te tren saat akşam 9’da kalkacak demek. Bu ibare biletin üzerinde yazıyor ancak Rusça bilmeyenlerin anlamayacağı bir şey olacağından, farklı zaman dilimlerinde bulunan şehirlere yolculuk yapacaklar buna dikkat etmeliler.

Rotamız

Moskova-St-Petersburg-Kazan-Yekaterinburg-Novosibirsk-Krasnoyarsk-Irkutsk – Moğolistan
Bütün yolculukları akşamüzeri ya da gece bindiğimiz trenlerle yapıp otel ücreti vermedik. Toplam yedi gecemiz trenlerde geçti. Bazı şehirlerin arası o kadar uzundu ki 20 saatten fazla yol aldığımız oldu. En uzun yolculuğu ise Irkutsk’tan bindiğimiz Moğolistan treninde 34 saat geçirerek yaptık.

Yer Opsiyonları

Rusya’daki şehirlerarası mesafeler çok uzun olunca, trenler yataklı haliyle. Burada iki opsiyon çıkıyor karşınıza. Eğer keyfinize düşkünseniz ve bilet ücreti sorun değilse kupe denilen dört kişilik kompartımanlarda yolculuk yapabilirsiniz. Karşılıklı iki ranza yatak ve cam kenarına konmuş bir masadan oluşan bu kompartımanlar oldukça konforlu. Yemek de veriliyor tren biletine dahil olarak. İçinde ekmek, meyveli yoğurt, su, çikolata ve küçük bir kap makarna gibi kolay hazırlanan yemeklerden oluşuyor kumanyanız.
Kupe dışındaki diğer opsiyon da plascard bileti. Burası bildiğiniz açık yatakhane. Ama en eğlenceli, en akılda kalıcı yolculuklar bu vagonlarda yapılıyor. Vagonun koridoruna geldiğinizde sol taraftaki geniş arada karşılıklı konumlandırılmış altlı üstlü iki yatak ve camın önünce bir açılıp katlanan bir masa var. Koridorun sağ tarafındaki cam kenarında da altlı üstlü iki yatak var. Bu şekilde toplam otuz altı yatak ediyor her vagonda ve yolculuğu ilginç kılanda bu oluyor işte; bir vagon insanla aynı anda yolculuk yapmak, onları gözlemlemek, konuşmalara kulak misafiri olmak, yeni arkadaşlar edinmek…

Çok uzun yolculuklarda her zaman alttaki yatak daha avantajlıdır. Yatmak istemediğinizde kalkıp oturabilir, sırtınızı dayayıp, ayaklarınızı uzatabilirsiniz. Ama üst yatak olunca biraz sıkıntı. Yatakla tavan arasında kalan bölüm yüksek olmadığı için oturma imkanı yok, o yüzden üstte yatanlar, altta oturan kişinin yanına inip oturuyorlar çoğu zaman. Bu durumu pek sevmiyorum aslında.

Eğer trans sibirya yolculuğu yapmayı planlıyorsanız mutlaka cam kenarı alt yatak almanızı tavsiye ederim. Üstte sefil olursunuz gerçekten.

img_0776
KUPE VAGON 4 KİŞİLİK
moskova-286
PLASCARD VAGON 36 KİŞİLİK

Yatak -Döşek

Trene bindiğinizde vagon görevlisi tarafından size paket içinde yıkanıp ütülenmiş bir nevresim takımı ki içinde havlusu da var, altınıza sermeniz için bir döşek, bir yastık veriliyor. Eğer hava soğuksa battaniye de veriyorlar. Biz yolculuğumuz boyunca havlu dışında hepsini kullandık ama battaniyeler ne kadar zamanda bir yıkanıyor kim bilir. Yastıkların ve döşeklerin kirliliğinden bahsetmiyorum bile. Zaten nevresimleri ve kılıfı geçiriyorsunuz üzerine.

20160610_044723.jpg

Yeme-İçme

Trenin içinde yemekli vagon olmasının dışında, her vagonda da basit yiyecekler satılıyor. Eğer bunlardan almak istemezseniz, trene gelirken kendi yemeğinizi de getirebilirsiniz. Biz hep dışarıdan aldık yiyeceklerimizi. Bizim gibi gezginler için yolculukların en popüler yemeği hazır noodle’lar yani sıcak su konunca beş dakikada hazır olan olan makarnalar. Bunun dışında, musli, süt ve meyve çok besleyici oluyor. Bizim yanımızda taşıdığımız kapaklı kaplarımız sayesinde çorba bile yaptığımız oldu. Ama aileleri ile yolculuk yapan Ruslar evde hazırladıkları yemekleri büyük keyifle ve neşe içinde yiyorlar. Bütün vagonun yumurta, soğan koktuğu anlar hala aklımda: )
Trenin mola verdiği yerlerde küçük büfeler de var. Eğer bir eksiğiniz olursa buralardan da almak mümkün. Benim en sevdiğim şey, mola yerlerinde dondurma almak oldu.

Her vagonda bulunan sıcak su kazanından ücretsiz bir şekilde su alabilirsiniz. Günün her saatinde çay kahve içmeniz mümkün. Su kaynadığı için aklınıza hijyen ile bir soru takılmasına gerek yok.

Ama trans sibirya yolculuğuna çıkacaksanız, trene binmeden marketten yedi günlük alışveriş yapmanızı öneririm. Her duraktan su almak yerine, beş litrelik şişe su bile alabilirsiniz ki öyle yapan birçok gezgin ve Rus gördük.

Tuvalet- Banyo

Her vagonun bir girişinde bir de çıkışında olmak üzere iki tane tuvalet var. İlk bindiğinizde temiz gözüküyor ama sonrada bir vagon insan kullanınca bu görüntü kayboluyor tabi. Tuvaletin bulunduğu yerde bir el yıkamak için küçük lavabo var. İnsanlar gelip burada meyve sebze yıkıyorlar, işte benim o an iştahım kapanıyor tabi. Çünkü musluklar genellikle çevirip açılmalı değil. Musluğun ucundan yukarı doğru ittirince su akıyor. Yüzlerde insanın pis elleriyle dokunduğu yere el değdirmek zaten nahoşken, bir de meyve sebze yıkamakla Nirvana’ya ulaşıyorsunuz zaten hijyen konusunda 🙂 Aynı yerde duş başlıkları da var. On beş yirmi saatlik yolculuklarda insanlar idare eder de yedi günlük trans sibirya’da girip yıkanıyor bu Ruslar. Bütün olay bu bir buçuk metrekarelik yerde olup bitiyor.
Eğer küpede yolculuk yapıyorsanız, o vagondaki tuvaletlerde tuvalet kağıdı ve hatta klozet üzerine koymak için kağıtlardan bile oluyor. Ama plascard da yolculuk yapıyorsanız, tuvalet kağıdınızı yanınızda götürmenizi tavsiye ederim. Tabi bir de büyük paket ıslak mendil. Yıkanmak yerine bebekleri sildikleri gibi, kendinizi siler temizlersiniz. Yok ben yıkanmak istiyorum derseniz, bol şans : )

Elektrikli Aletler için Priz

Eğer Plascard yolculuğu yapıyorsanız her vagonun girişinde ve çıkışında prizler var. Buralarda elektroniklerinizi şarj etmeniz mümkün ama başında beklemenizi tavsiye ederim. Kimseyi zan altında tabi ki bırakmak istemem ama prizdeki telefonunuza aşık olup, gönlünü kaptıran olursa, sizinde telefonu kaptırma ihtimaliniz olabilir..

Eğer kupede seyahat ediyorsanız, vagon giriş çıkışları dışında bir de koridorlarda priz var. Bunları da kullanabilirsiniz.

Ortam

İşte en sevdiğim kısım. Bu uzun yolculuklar ilk önce insanların birbirine bu kim ki diyen bakışlarıyla başlıyor ve biraz sonra koyu bir sohbete dönüşüyor. Eğer Kupe yolcusu iseniz sadece aynı kompartımanda kaldığınız ya da koridora çıkınca gördüğünüz insanlarla sohbet ediyorsunuz ama eğer plascard yolcusu iseniz onlarca insanla tanışıp onların hikayelerini dinleme şansınız oluyor.

Bir gece trene bindik, resmen askeri vagon gibi. Askerlik yaşı gelmiş gençleri birliğe götüren vagonda yolculuk yapmak düşmüştü şansımıza. Vagona girer girmez keskin ekşi bir koku ve bizi sürekli süzen gözler karşıladı bizi. İlk önce tedirgin olmuştum biraz. Sürekli birilerinin bakışlarının üzerinde olması insana kendini tuhaf hissettiriyor. Yolculuk uzun olunca insan nasıl bu şekilde giderim diye kendi kendine soruyor tabi. Sabah uyandığımızda daha 10 saat var gideceğimiz şehre gelmemize. Askerlerden birisi bir anda İngilizce biliyor musunuz diye laf attı ve bu cümle neredeyse bir vagon asker ile muhabbetimizin başlamasına vesile oldu. Ailelerinden, kız arkadaşlarına, evde besledikleri hayvanlardan hobilerine, yaşadıkları yerdeki kültür ve geleneklere kadar her şey hakkında konuştuk. Federasyonlardan oluşan Rusya’da Tuva Cumhuriyeti’ne gitmememize rağmen, o günkü sohbet sayesinde gitmiş kadar olduk.

20160625_172330.jpg

Yine bir gece ben üst katta yatıyorum. Alt katımda uzun boylu irice bir Rus horlaya horlaya uyuyor. Açık vagonunda en zor tarafı bu işte. İnsan kokuya filan alışıyor da, gece horlama sesi çok fena. Yattığım yerden masanın üzerinde duran su şişesini aldım dürttüm adamı. Tabi gece yarısı bir anda bir su şişesi ile dürtülünce şaşırıp doğruldu ve kendi dilinde bir şeyler söyledi. İngilizce olarak horluyorsun dedim anlamadı, ben de çareyi onun taklidini yaparak anlatmakta buldum. Bir şey demedi tekrar dönüp yattı ama 10 dakika sonra tekrar başladı horlamaya. Gittim vagon görevlisinin yanında oturdum, kitap filan okudum. Çok uykum gelince yattım adamı duymadım bir daha. Sabah olup uyanınca bana bir şeyler söyleyip dün gece ben nasıl yaptıysam o da benim taklidimi yaptı. Gülmekten kırıldım tabi. Nerelisin diye sorduğunu zannettiğim soruya Türkiye diye cevap verince beni şoklara sokan cümleyi söyledi: Çay içek mi?

Eğer karşınızda bir babuşka varsa (Ruslar büyük anneye babuşka diyor) size evinde yapıp getirdiği yemeklerden ikram edip besler. Bize denk gelmedi ama yan yataklardaki ton ton babuşkalara, deduşkalara bakıp, gülümsediğimiz zamanlar çok oldu. O kadar rahat insanlar ki, dünya yansa umurlarında değil. Hoş, bu durum bütün Ruslar için geçerli ama insan trende kendini daha çok bırakıyor sanırım akışa.

Yollar

Eğer şansınız varsa, Rusya’ya bir kez de olsa uzun bir tren yolculuğu yapmanızı öneririm. Kupe yerine plascard bileti almanızı, vagondaki kazandan aldığınız su ile çayınızı kahvenizi yapıp manzaraya doymanızı, etrafınızdaki insanlarla aynı dili konuşamasanız da iletişim kurmaya çalışmanızı, verdikleri o yatak yorganlarda yatıp, kah uyuyup kah uyanarak bir gece geçirmenizi, karşınızda don gömlek oturan yaşlı Rus dayıya bakıp gülümsemenizi yıllar sonra keyifle hatırlayacağınıza eminim. Yanınızda bir de kitabınız ve not defteriniz varsa o an sizden kralı yok şu dünyada.

IMG_0718.JPG

IMG_0774.JPG

Meraklısına Not:

Rusya’da trenle yolculuk yapmanın öyle tur şirketlerinin hazırladığı paket programlar kadar pahalı olduğunu sanmayın. Transsibirya tren yolculuğu için 10000 dolar isteyen acenta gördüm. Yok artık, treni mi satın alacaksınız! Yukarıda da belirttiğim gibi, yedi gün hiçbir şehri gezmeden trenle bir uçtan diğerine yolculuk yapınca Rusya’yı görmüş olmayacaksınız. Bu nedenle size naçizane önerim, gitmek istediğiniz şehirleri belirleyin, bilet kısmında verdiğim internet adresinden biletlerinizi satın alın, hem Rusya’nın güzel şehirlerini gezme fırsatınız olsun hem de acentalara dünya kadar para ödemeyin. Rusya’da otel bulmak öyle zor iş de değil, kesinlikle kendi başınıza organize edebileceğiniz şeyler. Ama yok, para benim kardeşim, veririm 10000 dolar kupe kompartımanda yata yata giderim derseniz orası ayrı.

Bu yolculuğun tren bileti kısmında bize maliyeti 248 dolar oldu kişi başı. Rota kısmında hangi şehirler olduğunu yazdım. Gördüğünüz gibi öyle deli paralar değil. Hatta biz son dakika ayarlamak yerine daha önceden internetten alsaydık daha da ucuz olacaktı. Bu arada bu fiyatın içinde Moğolistan tren bilet fiyatı yok. Merak edenler için o da kişi başı 93 dolardı.

Gitmeyi düşünenlere, hayalini kuranlara, hali hazırda bilet alıp gün bekleyenlere şimdiden iyi yolculuklar. Hepinize paka paka *
*Rusçası nasıl yazılır bilmiyorum ama okunuşu paka paka olan kelime bay bay demek: )

Yine uzun bir yazının daha sonuna geldik. Sabredip okuyanlara sevgiler : )

Berra

**Bu web sitesindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, internet, görsel yazılı basın dahil hiç bir mecrada izinsiz kullanılamaz.

Reklamlar

One thought on “Rusya’da Tren Yolculuğu Yapmak

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s