Tahran

Iran dediğimizde hemen hemen hepimizin aklına bir şeyler geliyor değil mi? Birçoğumuz gitmesek de ön yargı ile davranıyor,ya da bu ülkeyi tam keşfedemediğimiz için yorumlar yetersiz kalıyor.

Ben de Iran’a gitmeden önce bu ülkeye karşı ön yargısı olanlar grubundaydım. Ta ki iş nedeniyle 8 ay içinde 3 kez gidene kadar…

IMG-20151207-WA0000

Komşumuz olan İran, MÖ 4000’lere dayanan tarihi ve var olan yerleşmeleriyle dünyadaki en eski sürekli uygarlıklardan birine ev sahipliği yapmış muhteşem bir kültürel mirasa sahiptir. Edebiyat, müzik, sinema alanlarında dünya çapında çok ünlü sanatçı çıkaran bu ülke, 1979 İran İslam Devrimi’nden sonra çehresini tamamen değiştirmiş, bu nedenle bir çok İran vatandaşı ülkeden ayrılarak dünyanın çeşitli ülkelerine yerleşmek zorunda kalmıştır.

Tahran’a yaptığım 5’er günlük bu ziyaretler, sanırım yaptığım en iyi iş seyahatleriydi diyebilirim. Belki de en iyisiydi. Buradaki iyi göreceli tabi, ama insanların misafirperverliği, size yardımcı olmak için gösterdikleri çaba, Türk olduğunuzu öğrenince yüzlerinde oluşan gülümseme ve gösterilen ilgi alaka, dünyanın hiç bir ülkesinde karşılaşamayacağınız bir durum. Hal böyle olunca ülkeden hoşnut ayrılmamak mümkün değil : )

Her ne kadar Derbend ve Tochal dağlarının eteklerinde de yer alsa, Tahran biraz Ankara gibi, her yerde binalar var. Bu insanı bunaltıyor zaman zaman. Gün içinde trafik bildiğiniz kabus! Gece 10’a kadar sürüyor çile. Bu açıdan da Istanbul’dan pek bir farkı yok.  Trafik sorunun çözmek için tek ve çift numara plaka uygulaması getirmişler. Bir gün tekler trafikte, bir gün çiftler..

20160424_091036

Yukarıda Türkleri sevdiklerinden bahsetmiştim. Öyle böyle değil hem de! Pazartesi’den Cuma’ya her akşam Türk dizileri yayınlanıyor. Ben bir akşam önce Yaprak Dökümü, peşine de Çalıkuşu’nu izledim mesela :)) Türk müziğini de çok seviyorlar. Tahran top 10’da: Ibrahim Tatlıses, Ebru Gündeş, Sibel Can, Murat Boz, Mustafa Sandal,Tarkan, Gülşen, Sertar Ortaç ve Yalın var.  Bir çok gencin hayali Türkiye’ye gelmek.

Dikkat çeken bir diğer unsur da İran kadınları. Türkiye’den uçağa binerken ve Tahran’da inerken iki farklı uçuştaymış gibi hissediyor insan kendini. Çünkü İstanbul’dayken gayet rahat, açık, dekolte giyimli Iranlı kadınlar, uçak piste iner inmez hızlı bir dönüşümle hicaba bürünüyorlar. Aslında bu giyim tarzından memnun değiller. Devrimden sonraki zoraki uygulamanın hala esintileri. Zaten kafalarını kapatmaları da o kadar göstermelik ki, toka niyetine, eşarp takmış gibi duruyor çoğunda. Zaten dışarıda bu şekilde giyinmek zorunda olan kadınlar, evlerde fırtına gibiler. Davet almama rağmen hiç gitmediğim ama çok duyduğum şu meşhur ev partilerini ve kadınları söylüyor herkes. Baskı altındaki bir toplumda, gizli şekilde yapılmış bu partilerde, ne ararsanız bulmak mümkün.  Iranlı kadınlar kozmetik ve estetiğe de bir o kadar düşkün.  İşportacısına  kadar neredeyse  bütün kadınlar makyajsız sokağa çıkmıyor.  Istatistiklere göre Iran, kozmetik pazarında Dünyada 7. sıradaymış. Burun estetiği ülkede çok yaygın. Kadınların% 99’u burun estetikli. Botoks yaptıranlar da çok fazla. Bütün bunların dışında gerçekten çok candan insanlar, evlerini size açacak kadar cömertler.

DSC_2820DSC_2844

IMG-20150907-WA0002

Iran rejim olarak her ne kadar İslam Cumhuriyeti olarak geçse de, din bu ülke de fakirlere işliyor sadece. Zaten zerdüştlükten gelme bir toplumun zorlama bir şekilde İslamı kabul etmesi kolay olmamış. İnanmayanların sayısı da oldukça fazla. Ruhani liderleri Khomeyni’nin baskıcı molla rejimine karşılık, Cumhurbaşkanı Ruhani daha reformist. İnsanlar ondan umutlu. Zaten mollalar ve Ruhani arasında bir çatışma söz konusu. Ambargonun da kalkmasıyla, bir kaç yıla kadar ülke de daha büyük değişiklikler olacağını düşünüyor insanlar. En azından kadınların başlarına taktıkları bu zorlama hicabın zorunlu olmayacağı inancındalar.

İran’a gerek iş gerek gezi amaçlı gitmeyi düşünenlere küçük tavsiyelerim olacak:

* Tahran havalimanı şehir merkezine taksi ile yaklaşık 1 saat uzaklıkta. Gitmeden önce sizi alacak birini ayarlamadıysanız, taksi şoförü fiyat söylediğinde hemen kabul etmeyin. Çünkü yabancılara yüksek fiyat söylüyorlar bizim ülkemizde de olduğu gibi. Şehir merkezi yaklaşık 20  dolar tutuyor. Gerekirse kıran kırana pazarlık yapın.

* Otelcilik-hizmet sektörü Türkiye’deki kadar gelişmiş değil. Bu nedenle beklentileriniz doğrultusunda en az 4 yıldızlı bir otelde kalman iyi olacaktır. Mümkünse 5 yıldız. Avrupa’nın 3 yıldızlı otelleri ile buranınkiler bir olmayacağı için, düşük yıldızlı yerlerde
hüsrana uğrayabilirsiniz.

* Ülkede yabancı kredi kartı geçmiyor. Bu nedenle nakit para götürmeniz gerekecek.

* Tahran’da metro mevcut ama gideceğiniz yerler fazlaysa ve hatta iş için gidiyorsanız günlük taksi tutmanızı tavsiye ederim. Hem çok ucuz hem de işlerinizi çok daha kolay halledebilirsiniz.

* Trafik kabus gibi. Görüşmelerinizi ve gezi planlarınızı yaparken bunu göz önünde bulundurmanız gerekecek. 20 milyon nufusu ve çılgın sürücüleri olan bir şehirde, görüşmeye zamanında gitmeniz mucize gibi birşey.

* Yemek konusunda İran mutfağında baş rolde bol baharatlı ve safranlı et ve pilav karşınıza çıkıyor. Tabii bir de hijyen durumu var. Bu nedenle internetten referansı iyi olan restoranları bulup gitmeniz gerekebilir ama yerel bir tecrübe yaşamak istiyorum derseniz benim yaptığım gibi bir esnaf lokantasına girip en azından bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.

Gelelim gezip görülecek yerler kısmına: İş için gidiyorsanız pek vaktiniz olmayacaktır çünkü bir çok müze-saray 4’te kapanıyor. Ama gezi için gidiyorsanız mutlaka:

*Milad tower, gun batımında gıderseniz muhtesem tahran manzarasını 360 metre yukarıdan ızlersıniz . Tepede bir restaurantta mevcut.

*Saadabad sarayı ve Golastan sarayı: Pehlevi ailesinin kaldığı muhteşem saraylar.

*Bazarı bozourg: Tahranın kapalı çarşısı

İmamzade Salih Camii: Tajriş adlı bölgede. Tek kelime ile görsel show.

Derbend : Yazın ya da baharda gidecek olanlara tavsiye edebileceğim temiz dağ havası alabilecekleri mesire yeri..

DSC_4401DSC_2837DSC_2937

DSC_4397

54bbfac2ae78491340d831d0
Devrim’den önce
111841_m
Şah Rıza Pehlevi ve Prenses Farah

Eger oradan birşey getirmek istiyorsanız alabileceğiniz en güzel şey safran…

Bu arada Mayıs 2016 itibari ile 1 USD : 34500 Riyal’e karşılık geliyor. Paraların üzerinden hala sıfırları atmadıkları için insanın kafası karışmıyor değil. Dikkatli olmanızı öneririm.

Bonus: İran sözcüğünün kökeni, Sanskritçe Aryan sözcüğünden gelir.İran,aryān olarak ifade edilirken, bir yazıtta, kralın sanı Orta Farsça ērān kelimesini (Pehlevî dilinde,ʼryʼn) içermektedir.ērān ve aryān kelimelerinin ikisi birden, (İranlı) Aryanların ülkesi anlamına gelen Proto-İran dilindeki Aryānām teriminden gelmektedir.Ülkenin adı M.Ö. 6. yüzyıldan 1935’e kadar Pers İmparatorluğu, Acemistan gibi isimlerle bilinirken, o yıl Rıza Şah uluslararası topluluktan “İran” adını kullanmalarını istemiştir. Birkaç yıl sonra bu isim değişikliğinin ülkenin geçmişiyle arasındaki bağı kopardığını iddia eden bilimadamları protesto gösterileri yapmış, 1959’da Muhammed Rıza Pehlevî her iki ifadenin resmî olarak birlikte ve birbirinin yerine kullanılabileceğini açıklamıştır.
1979’daki İran İslâm Devrimi’nden itibaren ülkenin resmi adı “İran İslâm Cumhuriyeti” olmuştur.(bonus kaynağı: wikipedia)

**Son iki resim haberself.com sitesinden alınmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s